ATOM TEORİSİ

 

  ATOM MODELİNİN SERÜVENİ

 Birçok bilim adamı tarih boyunca atomun yapısı ile ilgili pek çok fikir ortaya atmış ve atomun yapısını tanımlamaya çalışmıştır. Zaman içerisinde teknoloji ilerledikçe bu fikirlerin doğru olanları ile yanlış olanları belirlenerek yeni fikirler ortaya atılmıştır.
     Atomun küçük ve bölünemez parçacıklardan oluştuğu düşüncesini ilk olarak yunanlı filozof Democritus ( M.Ö. yaklaşık 460–370) ortaya atarak bu parçacıklara yunanca “bölünemez” anlamına gelen atom adını verdi. Democritus her maddenin hep aynı özdeş atomlardan oluştuğunu, maddelerin farklı görünmesinin atomların düzeninden ve hareketlerinden kaynaklandığını ortaya attı.

Kimyasal birleşmenin iki yasasından yararlanan John Dalton (1803 – 1808 ) tarihleri arasında bir atom kuramı geliştirdi.

Dalton Kütlenin Korunumu Yasası ve Sabit Oranlar Yasasından yola çıkarak maddeyi oluşturan ve onun bütün özelliklerini gösteren çok küçük parçacıkların olduğu yorumunu yaparak Katlı Oranlar Kanunu’nu ortaya atmıştır:

Katlı Oranlar Kanunu, iki element birden fazla bileşik oluşturuyorsa, birinin belli birmiktarına karşılık, diğerinin değişken miktarları arasında küçük ve tam sayılarla ifade edilen bir oran vardır,

Katlı Oranlar Kanunu, kimyasal elementlerin atom adı verilen parçalanamaz parçacıklardan oluştuğunu ve her elementin atomlarının kütlesinin aynı olduğunu gösterir.

Dalton Atom Modeli : Atomu ve atomun yapısını bilimsel anlamda ilk inceleyen kişi İngiliz kimyacı John Dalton'dur. John Dalton'un ortaya attığı atom teorisine kendi adı verilmiştir.
Dalton atom teorisine göre;

1. Tüm maddeler atom adı verilen küçük parçacıklardan oluşmuştur.
2. Bir elementin tüm atomlarının büyülük ve ağırlıkları aynıdır.
3. Farklı elementlerin atomları birbirinden tamamen farklıdır.
4. Atomlar parçalanamaz ve yeniden oluşturulamaz.
5. Kimyasal tepkimelerde atomlar korunur.
6. Atomlar içi dolu küre şeklindedir.

     Dalton teorisinde pek çok yanlışlık ve eksiklik olmasına rağmen çok önemlidir.Kendisinden sonra gelen bilim adamlarına bir kapı aralamış, fikir ortaya atarak tartışılmasını sağlamıştır. Böylece daha doğruya ulaşma imkanı sağlamıştır.

Dalton Atom Teorisindeki Eksiklik ve Hatalar :

1. Bir elementin bütün atomları aynı değildir. O dönemde nötron tanecikleri tespit edilemediği için izotop atomların farkına varılamadı. Bir elemente ait bütün atomların proton ve elektron sayısı aynı olmak zorundadır. Nötron sayısı farklı olsa da aynı elemente aittir, fakat farklı atomdur.

2. Atomların içi dolu değildir. Aksine boşluklu yapıya sahiptir.

3. Bilinen en küçük parçacık atom değildir. Günümüzde atom çekirdeğini oluşturan 70 çeşit parçacığın var olduğu ve bunların bilinen 50 hareketinin olduğu ifade edilmektedir.

4. Bir elementin bütün atomları aynı olmadığı gibi bir bileşiğin bütün molekülleri de aynı değildir.

 



Thomson Atom Modeli: Thomson yaptığı deneyle, gerilim uygulanan katot ışınları tüpündeki, katot ışınlarının pozitif kutup tarafından çekilirken negatif kutup tarafından itildiğini fark etti. Bu deney sonucunda elde ettiği modele göre elektronlar atom içerisinde rasgele dağıldığı için bu modele, "üzümlü kek" modeli de denilir

*  
 Atomlar çapı yaklaşık olarak   10-18 cm olan kürelerdir
*  Atomu oluşturan pozitif yüklü protonlar negatif yüklü elektronlar küre

    içine dağılmıştır. Thomson bu modeli üzümlü kek modeline benzetmiştir.
 *  Protonların sayısı elektronların sayısına eşit olduğundan atom yüksüzdür.
*    Atomun kütlesini protonlar oluşturur.

              

Rutherford Atom Modeli:

Rutherford yaptığı çalışmalar ile bu gün kullanılan atom modeline çok yakın bir model elde etmiştir. Rutherford atom modelini elde etmek için radyo aktif bir element olan ve sadece alfa ışınımı yayan radyum elementini kullanmıştır. Yaptığı deneyde oldukça ince altın bir sacı alfa ışınları ile bombardıman etmiş ve sonuçta alfa ışınlarının çoğunun sactan geçtiğini gözlemlemiştir. Alfa taneciklerinin çoğu sacdan geçebildiğine göre atomun yapısında büyük boşluklar olması gerektiğini fark etmiştir. Ayrıca alfa taneciklerinden bazılarının yönleri saparken, bazıları da 90o 'ye yakın bir açıyla geri yansımıştır (alfa taneciği "+" yüklü olduğundan bu deneyde 90o ile geri yansıyan alfa tanecikleri çekirdeğe çarpan , yönleri sapan tanecikler ise çekirdeğe çok yakın geçen taneciklerdir). Bu yansıma ve sapmalar sayesinde atomun merkezinde artı yüklü bir çekirdek olması gerektiğini fark eden Rutherford kendi adı ile anılan bir atom teorisi ortaya atmıştır.

   Ernest Rutherford atom modeline göre;

 

Rutherford’ a göre:
*Atomun merkezinde çekirdek vardır.
*Atom içi dolu berk kürecik değildir, atomun içinde çok küçük hacimde

    çekirdek olup büyük hacim boşluktur.
*  Elektronlar çekirdek çevresindeki yörüngelerde dolanır.
*  Çekirdek atom kütlesinin tamamına yakın bir kısmını oluşturur.
*   Bir elementin tüm atomlarındaki proton sayısı aynıdır. Farklı elementlerin

    proton sayıları ise birbirinden farklıdır.
*  Bir atomdaki proton sayısı elektron sayısına eşittir.
*   Protonlar atom kütlesinin yarısını oluşturur.
    Rutherford  atom kütlesinin diğer yarısını oluşturan yüksüz taneciklerin olması gerektiğini söyledi, fakat ispatlayamadı. 1932’ de Chadwick nötronların varlığını kanıtlayarak atom kütlesinin diğer yarısını oluşturan yüksüz tanecikleri buldu



Bohr Atom Modeli:

 

Bohr yaptığı çalışmalarda Rutherford atom modeline göre, elektronların çekirdek etrafında dönmeleri ile enerji yaymaları sonucunda enerjilerinin azalacağını ve çekirdek üzerine düşeceklerini hesapladı, fakat böyle bir elektron düşmesi gerçekleşmediği için Rutherford atom teorisinin bazı yanlışlıklarının olması gerektiğini fark etti ve bu teoriye bazı eklemeler yaptığı yeni bir atom modeli ortaya attı.

 Niels Bohr’a göre:
*Elektronlar çekirdek çevresinde belirli enerji düzeylerinde ışıma yapmadan

  dolanır.
* Çekirdekten uzaklaştıkça yörüngenin enerjisi artar.
*Yörüngelerde dolanan elektronlar dairesel hareket yapar.



 

 

Bohr Atom Modeli:

 

Bohr yaptığı çalışmalarda Rutherford atom modeline göre, elektronların çekirdek etrafında dönmeleri ile enerji yaymaları sonucunda enerjilerinin azalacağını ve çekirdek üzerine düşeceklerini hesapladı, fakat böyle bir elektron düşmesi gerçekleşmediği için Rutherford atom teorisinin bazı yanlışlıklarının olması gerektiğini fark etti ve bu teoriye bazı eklemeler yaptığı yeni bir atom modeli ortaya attı.

 Niels Bohr’a göre:
*Elektronlar çekirdek çevresinde belirli enerji düzeylerinde ışıma yapmadan

  dolanır.
* Çekirdekten uzaklaştıkça yörüngenin enerjisi artar.
*Yörüngelerde dolanan elektronlar dairesel hareket yapar.



 

 

MODERN ATOM TEORİSİ
Modern atom teorisi günümüzde de kabul edilen en gelişmiş atom modelidir.

 Bu teorinin bohr atom modelinden en önemli farkı elektronların çekirdeğin etrafında çizgisel yörüngelerde dolanmadığıdır.
 Modern atom teorisine göre elektronlar çok hızlı hareket eder ve belli konumları yoktur.bu nedenle elektronların yeri saptanamaz ancak bulunma olasılıklarının yüksek olduğu yerler belirlenebilir. Bu alanlara elektron bulutu denir.

 


                          











Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !